15 Nisan 2026 tarihinde Kahramanmaraş ilimizde meydana gelen, bir öğretmenimiz ile 10 öğrencimizin hayatını kaybetmesiyle neticelenen müessif hadisenin ardından; benzer acıların ve sistemik zafiyetlerin tekerrür etmemesini teminen sendikamız bünyesinde kapsamlı çalışmalar yürütülmüştür.

Yaptığımız incelemeler, olayın hemen ardından düzenlediğimiz “Eğitim Ekosisteminde Şiddet: Kurumlar Arası Koordinasyon ve Sorumluluklar” başlıklı çalıştay bahse konu hadisenin çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu ve etkin önleyici mekanizmaların geliştirilmesi için ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları arasında üst düzey bir koordinasyonun mutlak surette tesis edilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Bu doğrultuda; dijital mecraların denetimi, sosyal medya kullanım standartları, aile kurumunun fonksiyonelliği, emniyet birimleri koordinasyonu, rehberlik hizmetlerinin norm kadro planlaması ve okul mimarisi gibi eğitim ekosistemini doğrudan etkileyen tüm unsurların, bütüncül bir eylem planı çerçevesinde ele alınması zaruridir.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hadisenin akabinde kamuoyuna duyurulan önlem paketinin, soruşturma sürecinde elde edilen somut bulgular ve kök neden analizleriyle tahkim edilmesi beklenirken; okul yönetimi ve eğitim kadrosuna yönelik ağır disiplin cezaları ile idari yaptırımların tesis edilmiş olduğu müşahede edilmiştir.
Söz konusu müessif hadiseden yalnızca on gün önce ilgili eğitim kurumunda görevine başlayan okul yöneticileri ile kriz anında kurumsal inisiyatif üstlenen öğretmenlerin, tecziye edilerek il dışı zorunlu yer değişikliği gibi ağır idari tasarruflara tabi tutulması, hakkaniyet ve idare hukuku ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

Genel Başkanımız Ali Yalçın, Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ı ziyaret etti.
Haberi görüntüle ›Can kayıplarının yaşandığı ve literatürde emsali bulunmayan bu nevi travmatik hadiselerin ardından; öğretmen, öğrenci, veli ve idari personelin rehabilitasyon süreçlerini içeren bir dizi psiko-sosyal tedbirin hayata geçirilmesi gerektiği aşikardır. İdari ve hukuki işlemler tesis edilirken gösterilecek dikkat ve titizliğin kalıcı çözüme katkı sağlayacak rasyonel adımlar olduğu unutulmamalıdır.
Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) olarak, bu derece kompleks ve yapısal altyapısı bulunan bir sorunun, yalnızca uygulayıcı konumundaki idareci ve öğretmenlerin cezalandırılması yöntemiyle çözülemeyeceğini bakanlık yetkililerinin ve kamuoyunun bilgisine sunarız.
Sonuçları itibarıyla ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil eden idari yaptırımların, yeniden değerlendirilmesinin yanlış bir işlem tesis edilmemesi için zaruret olduğunu görüyor ve talep ediyoruz.
Sendikamız hukuk birimi marifetiyle idareci ve öğretmenlerimize her türlü hukuki ve idari desteğin kararlılık ve ivedilikle sağlanacağını; hazırlanan kurumsal raporlar ve bilimsel çalışmalar doğrultusunda, yapıcı çözümlerin paydaşı olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygılarımızla arz ederiz.