Şehirlerin kimliğini belirleyen farklı değerler vardır. Kimisi turizmle, kimisi tarihî mirasıyla, kimisi de ticaret ve finansıyla anılır. Kahramanmaraş ise yıllardır üretimiyle, çalışkan insanıyla ve girişimci ruhuyla öne çıkan şehirlerden biridir. Bu kentin en büyük zenginliği, fabrikalarında çalışan emekçiler, üretime yatırım yapan sanayiciler ve güvene dayalı ticaret anlayışını yaşatan esnafıdır.
Kahramanmaraş, uzun yıllardır tekstil, çelik mutfak eşyaları ve kuyumculuk sektörlerinde Türkiye'nin lokomotif şehirleri arasında yer aldı. Binlerce kişiye istihdam sağlayan bu sektörler yalnızca şehrin değil, ülke ekonomisinin de önemli yapı taşlarından biri oldu. Bu başarı, tesadüf değil; yılların emeğinin, üretim kültürünün ve dürüst ticaret anlayışının sonucudur.
Ne var ki son dönemde özellikle tekstil sektörü zorlu bir süreçten geçiyor. Artan üretim maliyetleri, enerji fiyatlarındaki yükseliş, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve ihracat pazarlarındaki daralma işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Bunun etkisi sadece fabrikalarla sınırlı kalmıyor; çalışanlardan esnafa, nakliyeciden tedarikçiye kadar şehrin ekonomik döngüsünde yer alan herkes bu süreçten payını alıyor.
Öte yandan çelik sektörünün üretimini sürdürmesi şehir adına önemli bir avantaj olmaya devam ediyor. Kuyumculuk sektöründe ise yaşanan bazı münferit olayların, yıllardır güvenle ticaret yapan binlerce dürüst esnafın emeğini gölgelemesine izin verilmemelidir. Hukukun görevi yanlış yapanı ayırmak ve gerekeni yapmaktır. Ancak birkaç olumsuz örnek üzerinden bütün bir sektöre yönelik güven kaybı oluşturmak, hem esnafa hem de Kahramanmaraş'ın ticari itibarına zarar verir. Çünkü ticarette en değerli sermaye paradan önce güvendir.
Bugün çevremizdeki şehirler yeni organize sanayi bölgeleri, ihracat hamleleri ve yatırım projeleriyle büyümeye devam ediyor. Kahramanmaraş'ın da sahip olduğu üretim kapasitesini daha güçlü şekilde değerlendirmesi gerekiyor. Yeni yatırımların teşvik edilmesi, kamu desteklerinin artırılması, üniversite ile sanayi arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve yüksek katma değerli üretime yönelik adımların hızlandırılması artık geleceğe yönelik bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluktur.
Coğrafi konumu, sanayi altyapısı ve yetişmiş iş gücüyle Kahramanmaraş, bölgesinin en güçlü üretim merkezlerinden biri olabilecek tüm imkanlara sahiptir. Bunun gerçekleşebilmesi için kamu kurumları, yerel yönetimler, iş dünyası, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları ortak akılla hareket etmeli; şehrin geleceği için aynı hedef doğrultusunda birlikte çalışmalıdır.
Unutulmamalıdır ki şehirleri güçlü yapan yalnızca yolları, binaları ya da yatırımları değildir. Asıl güç; üreten, çalışan, yatırım yapan ve güven veren insanlardadır. Güvenin korunduğu yerde üretim artar, üretimin arttığı yerde yatırım çoğalır, yatırımın olduğu yerde ise istihdam ve refah büyür.
Çünkü Kahramanmaraş üretmeye devam ederse yalnızca bu şehir değil; bölgesi, ülke ekonomisi ve geleceği
miz de kazanacaktır.